13 Nisan 2007 Cuma

Seçme karikatürler sizi bekliyor...!

Seçme karikatürler sizi bekliyor...!











Plazma mı, LCD mi?

Plazma mı, LCD mi?

Plazma ya da LCD televizyon almak isteyip, hangisinin daha iyi olduğuna bir türlü karar veremeyen tüketicilere rehber olmak için bir araya gelen üç düz ekran panel üreticisi Panasonic, Hitachi ve Pioneer bir internet sitesi kurdu. Sitede, plazma ve LCD konusundaki yanlış bilgilere açıklık getirilirken, bağımsız Synovate araştırma şirketinin araştırmasından elde edilen verilerden yola çıkılarak, tüketicilerin bu iki teknolojinin hangi durumlarda en iyi sonucu verdiği konusundaki düşüncelerine yer veriliyor. Sitede ayrıca plazma ve LCD televizyonlar, tepki zamanı (hareket), izleme açısı, ekran yanığı, enerji kullanımı, kullanım ömrü, üretimin aynı kurumda olması açısından karşılaştırılıyor. Karşılaştırmalardan bazıları şöyle:

Tepki zamanı:Plazma TV’ler herhangi bir keskinlik veya detay kaybı yaşamadan hareketli objeleri görüntüleyebilirler. Plazma teknolojisi her pikselin bir imaj üretebilmesi için sadece bir pulsa ihtiyaç duyduğu için tepki zamanı nerdeyse bir andır.
LCD teknolojisi piksellerin, aktiften inaktif hale ve sonra yine aktif hale geçerek tek bir tepki döngüsü tamamlarlar. Tepki zamanları 4 milisaniye ile 25 milisaniye arasında değişir. En hızlı LCD ekranlar dahi belli bir miktar hareket bulanıklığı yaşayabilirler.


İzleme açısı:Plazma TV’ler, ışığı doğrudan ekran hücrelerinden veya piksellerinden yaymaları sayesinde, renkte ve kontrastta ciddi herhangi bir kayıp olmaksızın çok geniş açılardan izlenebilirler. Bununla birlikte, LCD pikselleri arkalarındaki bir ışık kaynağından ışık aldıkları için LCD ekranlar 45 derece kadar küçük açılarla izlenseler dahi kontrast ve renk kaybı yaşabilirler.


Ekran yanığı:Ekran yanığı bazı TV’lerde parlak bir imaj elementi, bir kanal logosu gibi, uzun süre için ekranda kalırsa oluşabilir. İlk zamanlarda, plazma TV’ler ekran yanığına maruz kalıyorlardı. Bununla birlikte bu konu ekran koruyucu sistemleri ve büyük fosfor gelişmeleri sayesinde büyük oranda giderildi. Artık plazma TV’de bilgisayar oyunları oynayabilir veya logo ağırlıklı kanalları çeşitli statik imajların ekranda uzun zaman kalmasından kaygılanmadan izleyebilirsiniz.


Enerji kullanımı:Plazma TV’ler LCD’lere göre daha fazla güç kullanmazlar. Eğer her teknolojinin nasıl çalıştığına bir bakarsanız çok anlamlı bir gerçektir bu. Plazma TV’ler örneğin, bir pikselin aydınlanması için tek bir plazma hücresinin ateşlenmesine ihtiyaç duyar. Plazma piksellerinde karanlık, onlara giden gücün kesilmesi ile temin edildiğinden, plazma TV’ler nispeten daha az enerjiyle karanlık görüntüleri oluşturabilirler. LCD’ler ise, sürekli yanan arka ışık kullanımları dolayısıyla, görüntünün karanlık veya aydınlık olmasına bağlı olmaksızın, her zaman sabit enerji kullanırlar.

Kullanım ömrü:Plazma TV’ler gerçekte LCD TV’lerin kullanım ömürlerinin en azından yarısına sahiptirler. Her iki TV de, orijinal parlaklıklarının yarısından fazlasını kaybetmeden önce en azından 60.000 saatlik bir ömür sunarlar. Bu da günde altı saatlik bir izleme ile 27 yıla denk gelir. Plazma ekranlar gerçekte kullandığınız görüntü ayarlarına bağlı olarak daha uzun süreli kullanılabilirler. Örneğin, kontrastı düşük tutarak plazma ekranın ömrünü potansiyel olarak uzatmış olursunuz.


Üretimin tamamının aynı kurumda olması:Eğer bir TV farklı firmalardan gelen bileşenleri kullanarak üretiliyorsa, bu bileşenlerin bir araya gelişi ve çalışması, aynı tek bir üreticide tüm parçaların üretildiği bir TV’ye kıyasla aynı kalitede olmayacaktır. Genelde, Plazma TV’ler tek bir firmada geliştirilip üretilmeye daha meyillidirler. Diğer taraftan LCD TV’ler genelde çeşitli üçüncü taraf firmaların parçalarını kullanarak imal edilmektedirler. Daha da kafa karıştırıcı olacak şekilde, LCD TV’ler geleneksel olarak fason olarak üretilmektedirler. Yani bazı firmalar bunları başka üreticilerden satın alır ve kendi markalarını bunların üzerine koyarak satarlar. Dolayısıyla, aldığınız LCD TV’nin ekranındaki marka, ürünün ana kısımlarını imal eden üretici firma olmayabilir. Plazma ekran aldığınızda hemen her zaman, size en iyi izleme tecrübesini yaşatmak için söz konusu teknolojinin ürün üzerinde yer alan markanın firması tarafından spesifik olarak geliştirildiğinden emin olabilirsiniz.

Seinfeld dizisinde GeorgeCostanza'yi canlandıran Jason Alexander, iş yerinde 'çok çalışıyor' isteyenlerin yapması gerekenleri sıraladı.

Gösterimde olduğu ülkelerde ilgiyle izlenen Seinfeld dizisinde GeorgeCostanza'yi canlandıran Jason Alexander, iş yerinde 'çok çalışıyor' görünmek isteyenlerin yapması gerekenleri sıraladı.

İnternet kullanıcıları arasındadolaşan kurallar listesinin ilk maddesi; "Her zaman ellerinde dokümanlayürü"... Alexander'a göre, ellerinde çeşitli doküman bulunan insanlar,özellikle işverenlerin gözünde kolayca çok çalışıyor imajı çizebiliyorlar.Jason Alexander'a göre "Çalışıyor Görünmenin 10 Kuralı" söyle:* **1-.. Her zaman ellerinde dokümanla yürü.


2-.. Bilgisayarı meşgulmüş gibi kullan! Tabii iş yapıyorum diye maillerinikontrol edebilir, Chat yapabilir, hatta sevdiğin bir arabanın özelliklerinitakip edebilirsin. Eğer patron yakalarsa, ''Yeni bir yazılım deniyorum''mazereti genellikle işe yarar.*3.. Masanı kalabalık tut. Çalışma masası üzerinde ne kadar çok malzemevarsa o masanın sahibi, işverenlere, o kadar çok çalışkan gözükür. Busebeple masanızda ilgili ilgisiz her zaman bir sürü şey bulundurun.


4-.. Sesli mesaj sistemi kullan. Gün boyu seni sürekli birileri arayarakonlar için bir şeyler yapmanı isteyecektir. En önemlisi de senin internet'tesurf ile geçirebilecek zamanını çalacaklar. Bu sebeple eğer mümkünse seslimesaj sistemi kullanmak akıllıca bir çözüm olur. Hatta cihaza ''Yoğunişlerim sebebiyle şu an yanıtlayamıyorum, lütfen adınızı ve telefonunuzubırakın, daha sonra size döneyim'' mesajı yerleştirmek akıllıca bir davranışolur.



5-.. Sabırsız ve huzursuz davran. Eğer işverenlerin gözü önündeyken acelecive huzursuz davranırsan, patron sizin çok çalışmaktan gerilmiş olabileceğinidüşünecektir.



6-.. Ofisi geç terk et. Her zaman çalıştığın yeri geç terk et. Özelliklepatron oradaysa ondan önce asla çıkma. Masanda bazı magazin dergilerini yeda gazeteleri oku ama sakin erken çıkma.



7-.. Etkileyici iç geçir. Aynı ortamda birileri varken yüksek sesle iç geçirmek, çevrendekilere son derece yoğun ve baskı altında olduğun mesajınıverir. Patronlar buna bayılır.



8-.. Yığın stratejisini iyi uygula. Odanın kalabalık ve sürekli çalışılır bir yer olduğu mesajını vermek için sadece masanı değil, yerleri de bir şeylerle doldur. Kalın bilgisayar kitapları olabilir. Özellikle patron odaya geldiğinde üzerinde kitapların bulunduğu bir koltukta kendisine yer açmanız patronun size minnetle bakmasını sağlayacaktır.



9-.. Kendi sözlüğünü kendin yarat. Bazı teknik terimleri öğren ve bunları özellikle toplantı zamanlarında bol bol kullan. Kimse ne söylediğini anlamayabilir ama öğreneceğin bu kelimeler patronunun gözünde minnettarlık olarak sana geri dönecektir.



10-.. Patrona göndereceğin yazılara dikkat et. Örneğin burada anlattığım taktikleri arkadaşlarına gönderirken sakın patrona da gönderme! *

Beleşçi bir taraftar futbol maçlarına para ödemeden girebilmenin bir yolunu bulmuş.

Beleşçi bir taraftar futbol maçlarına para ödemeden girebilmenin bir yolunu bulmuş.

Tribünlerde bir efsane olarak yayılan bu arkadaş, giriş kapısına gelipkapıdaki görevli polise telaşlı bir ifadeyle

"Abicim çok acil bi durum oldu. İçeride maçı seyretmeye gelmiş bi abi var,(Bir isim sallıyormuş) hanımı anıden rahatsızlandı. Hastaneye kaldırdık.Onu acilen bulup hemen hastaneye yetiştirmem lazım" diyormuş.Ehliyetini rehin birakarak içeri giriyormuş. Ama içeride maçı seyredecekkadar kalmak dikkat çekeceğinden, hemmen diğer kapıya koşturup, oradandışarıya çıkıyormuş. Çıkarken kapıdakı polise;"Abicim benim arabayı çekiyolarmış, bi çıkıp bakiim ne oluyomuş. Problemvarsa halledip geleyim" diyomuş. Taabii geri gelince tanısın diye de bupolise de kimliğini bırakıyormuş.Çıkar çıkmaz ilk girdiği kapıya koşturup"Abicim Allah razı olsun ben arkadaşı buldum diğer kapıdan çıktık. Şimdibenim ehliyeti alabilir miyim?" diyomuş.

Ehliyeti kaptığı gibi çıktığı kapıya yollanıyormuş."Abicim ben araba işini hallettim çok saol. Kimliği alabilir miyim?" deyipkimliğini de alarak içeriye sağ salim giriyormuş.

Burçlara Övgüler. Sevgilinize Deneyin Bence...

Burçlara Övgüler. Sevgilinize Deneyin Bence...



KOÇ

Canım benim. Ben yerim senin o duygusal , mütevazı, ince, anlayış yumağı duygularını ! Sen seçildindi mi gönderildin bu dünyaya. Bir insan bu kadar mi düzgün, bu kadar mı programlı, bu kadar mı anlayışlı olabilir.. Bu koçlar var ya, IQ seviyesi yüksek insanların burcudur. Dost insan, güzel insan. İnsan gibi insan. Allah seni basımızdan, yanımızdan eksik etmesin. İyi ki varsın! Allah herkese koç gibi dostlar nasip etsin inşallah. Bir tanem benim, canım canım...




BOĞA

Ay benim güzeller güzelim. Bu boğalar var ye dünya tatlısı, yer gök harikası, şeker mi şeker insanlardır. Bal bunlar bal. Bunun sohbetine doyum olmaz. İyi sevgili, iyi arkadaş, iyi,iyi,iyi,...... say say bitmez bunlar. Hatta bak yazmayayım dedim, ama dayanamayacağım ve sizinle de paylaşacağım bu gerçeği. Biliyor musunuz ki sizler; "bir boğa, bir dünyaya bedeldir"... Onlar şanlı burç aleminin, yere göğe sığmaz, harikulade burç grubudur.




İKİZLER

Halt etmiş sana iki yüzlü diyenler. Onlar seni çekemiyorlar. Rahatlığın, her ortama uyum sağlayışın, pratik zekan... Tabi ki kıskanırlar seni şekerim. Kim senin kadar özgüven sahibi olmayı istemez ki. Sen hiçbir zaman unutma ikizler, seni hayatin boyunca çekemeyenler olacaktır. Sen hiç takma o güzel kafanı onlara. Sen burçların en sevimlisisin. Adın ikizler ama, sen bir tanesin.





YENGEÇ

Allah seni yarattı, melekleri niye yarattı. Ye kardeşim nedir bu zarafet, karizma... Sen mıknatıs mısın nesin ? Bir insan her girdiği ortamda bu kadar ilgi çekmeyi nasıl başarır. Hem de hiçbir çaba bile sarf etmeden. Yoksa sen mükemmelliğin eş anlamı mısın? Kim istemez annesi yengeç burcu olsun, eşi bir yengeç burcu olsun. Sen var ya olmazsa olmazsın. burçların baş tacısın.




ASLAN

Heyt beee.. gözümüzün şenliği, gönlümüzün nuru. Afet-i devran, mükemmel-i cihan. Aslan mı bu aslan. Senin kadar aynalarla barışık olan var mı şu dünyada. Sen ki güzelliğin simgesi, yer yüzünün güneşi. Senin bütün fallarında nazar çıkacaktır. Mümkündür. Başka mümkünatı da yoktur. Allah seni kem gözlerden korusun inşallah, emi?





BAŞAK

Merhametlim benim. Karıncayı bile incitemeyen, hassas , sevgi dolu, güzel başağım benim. Efendiliğin simgesi, kibar insan. Seni var ya anlatacak kelime bulamıyorum. Nesin sen? Yoksa kanatsız bir melek mi? Herkesin iyiliğini düşünen, verici , vefakar başak. Senin adın başak değil, barışın , temizliğin simgesi beyaz güvercin olmalıydı. Neyse canım üzülme. Biz biliyoruz ya yeter. Üzülme tamam mi? Beyaz güvercinim benim.





TERAZİ

Hay sana dengesiz diyen o dengesizler. Ben onlara ne diyeyim bilmiyorum ki! Yahu sen olmasan var ya, şu insanoğlu soyunda bir eksiklik bir yıkım olurdu. Sen dengesin insanlık için. Alem buysa kral sensin. Sen susarsan bir neden, konuşursan ayrı bir neden vardır. Marifetli, kabiliyetli, en artılı burç sensin. Senin üstüne burç tanıyan, megalomandır. Söylesene senin üstüne burç mu vardır? Ben ki şahsi fikrim, senden iyisini bilmem, tanımam, görmem.





AKREP

Herkes bir akrep olarak doğmayı isterdi inan bana. Güzel gözlerin, gururun, alfabenin temel taşı akrep. Senin kadar hayatına hakim, senin kadar yaptığı işin arkasında durabilen kaç kişi kaldı artık. Allah senin soyunu eksik etmesin. Sen ki, bir bakışıyla buzları eritebilen, insana senin için Ferhat olup dağları delmeyi istettirebilen insan… Kim demişse sana fesat diye, onların hepsi...... Neyse, yine açtıracaklar ağzımı. Senin güzel gözlerin bile yeter o kıskançlara. Sen görmezden, duymazdan gel o fesatları.





YAY

Kainatın bir burcu olsa , kesin yay olurdu. Sanatkar, vefakar, doğru dürüst insan dedikleri sen olsan gerek. İçinde bir tek yay olmayan bir arkadaş grubunu, uğruma ölecek olsalar bile tanımam ben. Senin heyecan budalası olduğunu sanan bir grup kendini bilmez, senin o insana hayat veren enerjini çekemeyenlerdir. Burçlar aleminin kozmik mucizesisin sen. Senin havan bile yeter güzelim. Çatlasın çekemeyenlerin.






OĞLAK

Sana inatçı diyorlar diye üzülme. Onlar senin istikrarına gıptayla bakıp, seninle yarını bile edemeyen kişiler. Dürüstlük senin burç genlerinde var. Bütün alimler, bilginler genelde oğlaktır. Oğlak burcu olmak bile, tek başına bir şereftir. Hatta oğlak burcu olarak doğamamış kadersizler için, oğlak burcunu birinci dereceden akrabası olmak bile ayrı bir şereftir. Sen kıvrak zekanla, zaten her zaman bir sıfır öndesin.





KOVA

Hep çevresindekileri düşünen, insancıl duyguları fazla gelişmiş, sevgi dolu kovalar. Allah sizin iyiliğinizi versin emi? Ayol bu ne vericilik, bu ne geniş bir yürek öyle. Sana sabit fikirli diyenler, senin her fikrinin bir cevher olduğundan habersiz mi? Eşitlik senin için ne kadar önemli. Ah keşke herkes senin çeyreğin kadar bile olabilse. Sen çok yaşa emi?





BALIK

İnsanlar öyle duygu yoksunu olmuşlar ki, senin bu yaradılışın özü duygusal ilgini alaya alacak kadar saçmalayabiliyorlar bazen. Sen paranoyak değilsin canım, ince fikirlisin. Ama nerdeee, bu ayrımı yapacak kafa bazılarında. Ben senin o yanağına düşen göz yaşını seviyorum, o hüzün dolu bakışını seviyorum, o sevgi dolu , gizemli yüreğini seviyorum. Sana sıkıcı diyenler boğum boğum sıkıla inşallah. Sen ferah tut kendini. Rahat ol, boş ver, takma o çan çeneleri kafana.

Çok ilginç ama doğru !

Çok ilginç ama doğru !

Bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arşaıtramya gröe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş. Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış. Ardakai hfraliren srısaı krıaışk oslada ouknyuorumş. Çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil bri btüün oalark oykuorumuşz. Bakın nasıl da duzgun okudunuz, ilginç değil mi?

SEÇME KARİKATÜRLER...BİRLİKTE ÇOK GÜLECEĞİZ...